Index


Elin Araçları,
Soyu Tükenen Çizim Enstrümanları

Paper-Fortune 
1:1@1
Canlı Kartografya, Yerin Transkriptleri
Lines of/for/among/around 
architecture

Drawing Atlas
on Atlas
Spirited Beyond: Speculative Perspectival Distortions & Embodied Investigations 
Bio-materials & Composites 
Crafting 3D Printing
Kağıt-Oluşlar l Paper-Beings
Topographical Narratives
Kite/Uçurtma
Fairytale
Marble Labyrinth
Other Technicalities
Who is there? Second life of lines
Snapology
New Year’s Lantern
Imaginary Landscapes
Geometric Stitching
No More No Less
Tacit Dimension of A Painting
Kinetic Constructions
3D Woven Paper Structures
/O-Knitting

Bilinmeyen İstikametler
Bürosu: Boğaz(içi)

Müsvedde
Bedeni Dokumak/Mimari Tekstiller
Basic Design Studio I-II
1:1@1 Venice/Carapace
Lines of Action
Architectural Drawing
Studio I-II

Hybrid Drawing
Assos Kazısı
Ruins and Phantoms at Assos
a Paper Museum
Soft Alphabet

Yaprak
Çizgiyi Kentte Yürüyüşe
Çıkarmak: Boğaz(İçi)
Günlükleri
Düşsel Atlaslar: Constant/Calvino Çizgiyi Çekmek ya da
Elin Manifestosu
Kıtanın Başkentleri:
Paris, Berlin
Paris’in Psikocoğrafyası:
Çıplak Kent

Tipsizlik üzerine Tayfun Gülnar’ın Mimari
Alemi

Dada Kılavuz
Cehennem Mimarlığı Gordon Matta Clark, Çizgi, 
Kırık, Kesik, Dikiz, Dizi

İçe Bakış/Deniz Bilgin
Bir Anlık Sessizlik üzerine
e-skop yazıları
Nadire Kabinesi
Muhafaza/Mimarlık
Mario Carpo ile söyleşi
Uçmak üzerine
Halil Edhem/Müzecilik
Yazıları

Boş Ev
İllustrasyon




Information
Twitter
Instagram
Assos Arkeolojik Kazısı

Kazı Heyeti Üyeliği, Mimar
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı
Assos Kazısı 
Çanakkale TÜrkiye
2007-2014



2007 yılından beri Assos Kazı ekibi üyesi.  2007-2014 yılları arasında, Prof. Dr. Nurettin Arslan (ÇOMÜ, Arkeoloji Bölümü) başkanlığındaki Assos Kazısı’nda; Nekropol alanında, Bizans Konut Mahallesi, Bizans Ayazma Kilisesi’nde in-situ belgeleme çalışmaları, kazı çalışmaları sırasında evreleme ve Assos Athena Tapınağı restorasyon çalışmalarına katıldı. 2009-2015 arasında Prof. Dr. Beate Boehlendorf (Philipps University Marburg, Christian Archaeology and Byzantine Art History) yürütücülüğündeki Bayramiç-Çan Bölgesi yüzey araştırmalarına katıldı. Ayrıca, küçük buluntu ve mimari eleman çizimleri de yapıyor. 







Arkeolojik Alanda Mimarın Rolü üzerine

Mimar, antik kentin karşısına ilk bedeniyle çıkar. Bu nedenle, mimarin arazi ile ilk ilişki kurma biçimi, yürümektir.  Bir diğeri ise  çizim yapmaktır. Çizmek, yeryüzünü yürümek gibi yazmaya değil, onu yeniden okumaya, anlamaya ve anlamlandırmaya, başka bir ortamda yeniden kodlamaya, biçimlendirmeye ve yeniden sunmaya dayalıdır. Antik kent deneyiminin kaydı mimar tarafından, birtakım yazılı notlar, anahtar kelimeler yani söz ve metin ile tutulabileceği gibi, bugünün görsel kültürü içinde çoğaltılabilir fotoğraf, video gibi güncel ve teknolojik araçlarla çok hızlıca da tutulabilir. Ölçümün kesinliğine ayrıcalık tanıyan GPS, 3D tarayıcı ile de… Ancak mimarlar için arazide çizmek, tıpkı yürümek gibi, yeri anlamak ve yeniden üretmek, deneyimi kaydetmek için arkaik bir metottur, endemik bir pratiktir. Çizebilmek, insanın milyonlarca yıl içinde geçirdiği evrimin bir parçasıdır, elin manifestosudur.

Antik kenti/kentte çizmek, yürürken arazide deneyimlenen yaşamsallıkla ve ölçekle gerilimli bir ilişki kurar. Çizmek, arazide hareketi değil sabit bir noktada durup gözlem yapmaya dayanır ve yere belli bir mesafeden bakan dikkatli ve titiz bir gözlemcinin tavrına aittir.  Arazide elle çizim yapmak, maddi olanla yeniden bir ilişki kumayı, çalışırken kirlenmeyi gerektirir.  Aynı zamanda çizmek, mimardan, yürümekten farklı bir yoğunlaşma, zihni bir çaba da talep eder. Çünkü çizmek, geometri dünyasına ait bir çeviri sürecidir: Somut, elle tutulabilir olanı soyut olana doğru dönüştüren bir illüzyon aracıdır. 

Çizme eylemi, üç boyutlu bir dünyanın çizgilerle soyut ve iki boyutlu bir düzleme belli bir oranda küçültülerek veya büyütülerek aktarılmasını ifade eder. Bu nedenle yer ile temsili bir ilişki yaratır. Yeryüzü ile kurulan bedensel deneyimi düzleştirir. Mekanın kuşatıcılığı ve kapsayıcılığı, çizimde kendine bir yer bulamaz. Çizmek, aynı düzlemde yeri, soyutlayarak, parçalara ayırarak, bazı şeyleri vurgulayıp, bazı şeyleri eleyerek ve ayıklayarak yorumlamayı olanaklı kılar.  

Mimar, peki harabelerde çizgilerle ne arar? Örtük, eksik ya da henüz görünmez pek çok boyutu arar ve onları tamamlamaya, görünür kılmaya ve bir araya getirmeye çalışır: X, Y ve Z; genişlik, yükseklik ve derinlik; araştırma, katmanlaşma ve yorumlama (Paulo Belardi,  Mimarlar Neden Hala Çiziyor?, 2015). Mimar, arazide adeta harabeler arasında parçaların büyük bir kısmı kayıp olan bir yap-bozu tamamlamak ve antik kenti tekrar üçüncü boyutta ayağa kaldırmak zorunda gibidir. Çizerken aynı anda düşlemesi de gerekir. Bu nedenle mimar, antik kentte verileri kayıt altına alan ve yorumlayan bir “rölöveci-dedektif” karakterine bürünür; hem araziden veri toplayan tarafsız bir derleyici, hem de hipotezler formüle eden taraflı bir yorumlayıcıdır (Belardi, 2015, 81). Mimardan arazideki “maddi kaynaklara” dair beklenen nitelikler; gözlemleme becerisi, mantıksal akıl yürütme ve paylaşılabilir bilgi üretmedir (Belardi, 2015, 84). Bu nedenle, ,çizim metodu, daha titiz ve incelikli bir belgeleme çalışması gerektiren bilimsel çizimdir.

Teknik olarak yürüyüşün gezerek görmek olduğu arazide bilimsel çizim, ölçerek görmeye dayanır. Ölçmek, mekansal bir gerçekliğin zihnen inşa edilmesinde yaşamsal rol oynar. Çünkü “nesneleri ölçebilmek, onları anlayabilmektir.” (Wöfflin, Die Kunst Albrecht Dürers, 1920, 304). Mekanın çoğu özelliği ve niteliği, ancak ölçüldüğünde mevcudiyet kazanır; ölçülmeyince fark edilmez, dikkate alınmaz ve yeniden üretilemez (Tanyeli, Türkiye’nin Görsellik Tarihine Giriş, 2009,18).  Mimar arazide bilimsel olarak çizerken nesnel ölçümler yapar ve bunları kâğıt üzerindeki imgeler haline dönüştürür. Yanı sıra mimar çizim yaparken belirli amaçlar için bilgi seçer ve bu amaçlar için önem taşıyan nitelikleri de betimler. Bilimsel çizim yapabilmek için mimar, geometri bilmelidir. Çünkü teknik çizgi, kartezyen bir dünya ve izdüşüm bir sistemin parçasıdır.  Araziyi ölçerek görmek için mimarın bakışı, geometrikleşir. Ölçüm, nişan alma eylemiyle gerçekleşir. Noktalar ve bu noktaları birleştiren çizgiler…

Arazide bilimsel çizim yaparken elin türlü araçları yanı sıra ölçme ve temizlik araçları da çeşitlenir: Gönye, cetveller, pergel, pusula, şakül, ip, havayi terazi, su terazisi, nivelman, fırça/süpürge, kırık metre, şerit metre, çizim tahtası... Arazide çizimi yapabilmek için yeterli ışık, güneş/yağmur gibi hava koşulları için korunaklı bir alan ve çizim tahtasını koyabilecek düz bir yüzey de bulmak gerekir.

Antik kentte bir harabe, bir mimari parçanın -bazen de  bir buluntu nesnesinin- bilimsel olarak en “kusursuz ve sahici” ifadesi, tekil bir çizimle değil ancak birbirine referans veren, birbirini bütünleyen ve aralarında tutarlı bir ölçek ilişkisi bulunan bir çizim seti ile kurulur. Bu çizim seti, plan, kesit ve görünüşlerden oluşan ortografik çizimler ile bu çizimlere eşlik eden, aksonometri gibi üç boyutlu çizimler ve birleşim detayı, malzeme değişimi gibi önemli noktaları vurgulayan kısmi çizimler ile spesifik detay çizimlerinden oluşur. Perspektif, ölçülerde bozulmaya neden olduğundan burada pek tercih edilmez.  Bilimsel çizimde ölçek, mimarın neyi anlatmak ve neyi ne kadar detaylı ifade etmek istediğine bağlı olarak değişir. Böylece arazide bir harabe, bir mimari parça ya da bir buluntu, çizgilerle bilimsel olarak yeniden inşa edilir.

Mimarın bilimsel çizimi, bir harabe olarak bir yapının kent coğrafyasına haritadaki kalıcılığı ile değil, zaman içinde geçirdiği değişimleri de ortaya koymak için de önemli bir rol üstlenir. Bu nedenle bilimsel çizim, girift ve merak uyandıran bir zaman boyutu içerir.