bal,bilge

2008-2021 (under construction)


experimental drawings
materiality of drawing, an inquiry 
speculations
texts
atlas of drawings
acts, lines, surfaces
lectures & studios
other experiments
manifold.press



Index


Email
Instagram
Twitter
Editörlerden: Kıtanın Başkentleri: Paris, Berlin

Kitap Sunuş Yazısı
Kıtanın Başkenleri, Paris Berlin içinde
İhsan Bilgin ile birlikte
İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları
İstanbul Mart 2016
s. 15-18
Türkçe ve İngilizce


 

“Kıtanın Başkentleri” demekle hangi kentleri dışlamış oluyoruz? Öncelikle Londra tabii; Britanya İmparatorluğu’nun siyasi ve ticari başkenti ve erken metropol olarak Londra’yı zaten tek başına ayrı bir cildin konusu yapmıştık. Kıtanın Doğusu’nun dominant siyasi başkenti Viyana da, Avrupa Modern mimarlığında oynadığı belirleyici rol nedeniyle ABD’deki paraleli Chicago’yla birlikte dizinin ilk cildinin konusu olmuştu. 19. yüzyılda baştanbaşa yıkılıp yeniden yapılmasıyla sadece Avrupa’ya değil kürenin tamamına rol modeli olmuş Paris, bu niteliğiyle zaten dizinin Londra ile birlikte iki belirleyici odağından birini oluşturuyor. Üstelik bununla sınırlı da değil; Paris, erken Modern diye adlandırmamız gereken Mutlakıyetçilik, yani Barok dönemin de planlanarak yeniden şekillendirilmiş büyük kenti idi. İşi “devlet benim!” demeye kadar vardırmış monark XIV. Louis, Modern sivil ve askeri kurumları şekillendirirken kenti de onların binalarıyla iri boşluklarına odaklayarak yeniden yapılandırmıştı. 19. yüzyıl darbeci generali III. Napolyon, Valisi Baron Haussmann aracılığıyla kentin isyankâr mahallelerini yıkıp Louis’den kalma Champs-Elysées ölçeği ve modeli bulvarlar aracılığıyla yeni omurgalarla şekillendirirken inşaat sektörüne de yol vererek ekonomiyi canlandırıyordu. “Kıtanın Başkentleri” adı, bir de kara kentleri çağrışımıyla yine ayrı bir cildin konusu yaptığımız, Amsterdam, Barcelona, Hamburg gibi liman ve sahil kentlerini dışarıda bırakmış oluyor. [...]