Index


Elin Araçları,
Soyu Tükenen Çizim Enstrümanları

Paper-Fortune 
Table as a Dirty-Drawing
1:1@1
Canlı Kartografya, Yerin Transkriptleri
Lines of/for/among/around 
architecture

Drawing Atlas
on Atlas
Spirited Beyond: Speculative Perspectival Distortions & Embodied Investigations 
Bio-materials & Composites 
Crafting 3D Printing
Kağıt-Oluşlar l Paper-Beings
Topographical Narratives
Kite/Uçurtma
Fairytale
Marble Labyrinth
Other Technicalities
Who is there? Second life of lines
Snapology
New Year’s Lantern
Imaginary Landscapes
Geometric Stitching
No More No Less
Tacit Dimension of A Painting
Kinetic Constructions
3D Woven Paper Structures
/O-Knitting

Bilinmeyen İstikametler
Bürosu: Boğaz(içi)

Müsvedde
Bedeni Dokumak/Mimari Tekstiller
Basic Design Studio I-II
1:1@1 Venice/Carapace
Lines of Action
Architectural Drawing
Studio I-II

Hybrid Drawing
Assos Kazısı
Ruins and Phantoms at Assos
a Paper Museum
Soft Alphabet

Yaprak
Çizgiyi Kentte Yürüyüşe
Çıkarmak: Boğaz(İçi)
Günlükleri
Düşsel Atlaslar: Constant/Calvino Çizgiyi Çekmek ya da
Elin Manifestosu
Kıtanın Başkentleri:
Paris, Berlin
Paris’in Psikocoğrafyası:
Çıplak Kent

Tipsizlik üzerine Tayfun Gülnar’ın Mimari
Alemi

Dada Kılavuz
Cehennem Mimarlığı Gordon Matta Clark, Çizgi, 
Kırık, Kesik, Dikiz, Dizi

İçe Bakış/Deniz Bilgin
Bir Anlık Sessizlik üzerine
e-skop yazıları
Nadire Kabinesi
Muhafaza/Mimarlık
Mario Carpo ile söyleşi
Uçmak üzerine
Halil Edhem/Müzecilik
Yazıları

Boş Ev
İllustrasyon




Information
Twitter
Instagram
Editörlerden: Kıtanın Başkentleri: Paris, Berlin

Kitap Sunuş Yazısı
Kıtanın Başkenleri, Paris Berlin içinde
İhsan Bilgin ile birlikte
İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları
İstanbul Mart 2016
s. 15-18
Türkçe ve İngilizce


 

“Kıtanın Başkentleri” demekle hangi kentleri dışlamış oluyoruz? Öncelikle Londra tabii; Britanya İmparatorluğu’nun siyasi ve ticari başkenti ve erken metropol olarak Londra’yı zaten tek başına ayrı bir cildin konusu yapmıştık. Kıtanın Doğusu’nun dominant siyasi başkenti Viyana da, Avrupa Modern mimarlığında oynadığı belirleyici rol nedeniyle ABD’deki paraleli Chicago’yla birlikte dizinin ilk cildinin konusu olmuştu. 19. yüzyılda baştanbaşa yıkılıp yeniden yapılmasıyla sadece Avrupa’ya değil kürenin tamamına rol modeli olmuş Paris, bu niteliğiyle zaten dizinin Londra ile birlikte iki belirleyici odağından birini oluşturuyor. Üstelik bununla sınırlı da değil; Paris, erken Modern diye adlandırmamız gereken Mutlakıyetçilik, yani Barok dönemin de planlanarak yeniden şekillendirilmiş büyük kenti idi. İşi “devlet benim!” demeye kadar vardırmış monark XIV. Louis, Modern sivil ve askeri kurumları şekillendirirken kenti de onların binalarıyla iri boşluklarına odaklayarak yeniden yapılandırmıştı. 19. yüzyıl darbeci generali III. Napolyon, Valisi Baron Haussmann aracılığıyla kentin isyankâr mahallelerini yıkıp Louis’den kalma Champs-Elysées ölçeği ve modeli bulvarlar aracılığıyla yeni omurgalarla şekillendirirken inşaat sektörüne de yol vererek ekonomiyi canlandırıyordu. “Kıtanın Başkentleri” adı, bir de kara kentleri çağrışımıyla yine ayrı bir cildin konusu yaptığımız, Amsterdam, Barcelona, Hamburg gibi liman ve sahil kentlerini dışarıda bırakmış oluyor. [...]