bal,bilge

2008-2021 


experimental drawings
materiality of drawing, an inquiry 
speculations
texts
atlas of drawings
acts, lines, surfaces
lectures & studios
other experiments


Index


Email
Instagram
Twitter
Paris’in Psikocoğrafyasının Keşfi: 58 yıl sonra Çıplak Kent üzerine Spekülatif Notlar

Kitap Bölümü
Kıtanın Başkenleri, Paris Berlin içinde
Editörler Bilge Bal, İhsan Bilgin
İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları
İstanbul Mart 2016
Deneyimler Bölümü içinde
s. 351- 389
Türkçe ve İngilizce


 


Sizi, yoksunluk dünyasının tüm biçimlerinin karşı konulmaz
olarak ortadan kalkacağı dönemeçte bekleyeceğiz.

Guy Debord



1957 yazında, Guy Debord ile Hayalci Bauhaus, “Paris’in Psikocoğrafi Rehberi” (1956) adını verdikleri bir harita serisinin devamı olarak “Çıplak Kent” isimli, on dokuz  parçadan oluşan, eski ve tuhaf bir Paris haritası bastı. Çıplak Kent, birbirinden koparılmış, eşit büyüklükte olmayan on dokuz kent parçası ve onların arasındaki boşlukları birbirine bağlayan, yönlendirici kırmızı oklardan ibaretti; temelde Haussmann Planı’nı sürdüren Paris’in en sıradan sokak atlası, Guide Taride de Paris (1951) manipüle edilerek üretilmişti. Çıplak Kent’in parçaları arasında, Jardin du Luxembourg, Jardin des Plantes, Palais du Louvre, Palais Royal, Les Halles, Gare de Lyon, Panthéon gibi kentin önemli sembolik mimarileri ve açık alanları seçilebiliyordu. Fakat bu harita,  evrensel bilginin “uzlaşmacı” grafiği olarak işlemiyordu; doğru bir okuma biçimi yoktu; bir rota önermiyor, “kullanıcısına” yararlı olabilecek herhangi bir sıra veya öncelik tanımlamıyor, önemli bağlantılar ve tarifler içermiyordu. Çıplak Kent, kentin işlevsel özelliklerini yansıtan akılcı bir biçimde de bir araya getirilmemişti. Harita, kuzey-güney ya da doğu-batı akslarına uygun şekilde yönlenmemişti. Kent parçaları arasındaki uzaklıklar, gerçek mesafelerin karşılığı değildi. Çıplak Kent’in bir “düzeni” ve bir “bağlamı” yoktu. Zaten “iyi” bir haritadan beklenen kentin tamamını kapsama ölçütü ile bu harita, Paris kentinin tamamını da kapsamıyordu. Kente hâkim olabilirlik, bütünsellik, fiziksel düzen, okunabilirlik, işlevsellik ve dolayısıyla kentin bütününe ulaşılabilirlik tümüyle ortadan kalkmıştı. Yani, ayrıntılı biçimde planlanan tüm yapılar ve zorunluluklar… Harita, tekinsiz, tutarsız ve işe yaramazdı. Paris’in illüzyonumsu “en inandırıcı, zamansız ve sahici görünüşü” nihayet bozulmuştu. Kent, çıplak kalmıştı. 

Aslında Çıplak Kent, Enternasyonel Hareket olarak bilinen eski CoBrA sanatçıları ve benzer pozisyona sahip İtalyan sanatçılardan oluşan avangard Hayalci Bauhaus’un son eylemiydi; aynı zamanda İngiliz Psikoloji Topluluğu ve Fransız Letrist’lerin de katılımıyla şekillenen Sitüasyonist Enternasyonel’in tohumu ve organizasyonun ortak dertlerinin de bir özetiydi. Çıplak Kent, bir okuma ve eylem olarak kentsel mekânın inşası, deneyimi ve algılanması üzerine bir dizi eleştiri içeriyordu: Gerçekte işlemeyen kenti gözler önüne seriyordu, kent planlama diskurunu ve kabul görmüş prensiplerini sıfırlıyordu, modernitenin hegemonik görme rejimini yerle bir ediyordu.

Bu yazı da 1950’ler sonu Paris’i aracılığıyla Çıplak Kent’i, Çıplak Kent aracılığıyla da Paris’i tanıtıyor. Yazıyı okumanın yol haritası ise baştan şöyle çizilebilir: Öncelikle, Sitüasyonistlerin en temelde kentle alıp veremediklerinin ne olduğu, neyi eleştirdikleri tartışılıyor. Onların kavramlarına, endişelerine ve esas meselelerine değiniliyor. Sitüasyonistlerin eleştiri kaynaklarının Paris özelinde, mevcut kent mekânı ve ona bağlı kentsel koşullar ile ilişkisi sökülüyor. Sonrasında, yeni bir tür şehircilik öneren tezleri ortaya konuluyor. “Maddeci”bir bakış açısıyla Sitüasyonist tezin izleri, 19. yüzyıl kentini büyük ölçüde sürdüren 20. yüzyıl ortasındaki Paris’te sürülmeye çalışılıyor. Bu nedenle, Çıplak Kent’e, hem bir teori hem de bir pratik olarak yaklaşılıyor: “Toplumsal mal”ların yaratıcı biçimde kullanılmasıyla birlikte üretim ve tüketimin kendiliğinden ortadan kalktığı, sonsuzca çeşitlenmiş bir spekülasyon olarak görülüyor. Çıplak Kent, mekânsal ve topolojik, sözlü olmayan bir anlatı ve bir okuma önerisi olarak yorumlanıyor. Bu bağlamda, yazının kendisi de Sitüasyonist kentin kurucu bileşenlerine dair Paris’teki silik izleri bir araya getiren “okunaklı” bir patika sunuyor ve okuyucuyu içinde kurgusal bir gezintiye davet ediyor. [...]





Paris'in Psikocoğrafyasının Keşfi: 58 yıl sonra Çıplak Kent üzerine Spekülatif Notlar 351
Kentin Hortlağı: Arzular, ‘Sahici’ İhtiyaçlar 353
Arzuların İstilası: Toplumsal Malların İşgali ile Hayatı Yeniden Ele Geçirme 354
Haz Almada Güçlük Çeken Kent, Paris 356
İşlevsellik: Mekân ve Hafıza Temizliğiyle Bir İdeal olarak Kent 357
Yıkıntının Cazibesi: Konserve Kent ve Bir Eğlence olarak Geçmiş 362
Arzu Şehirciliği, İşlevsel Kente Sabotaj 364
Birleştirici Kent: Duyumsal, Deneysel, Tutkulu ve Geçici 366
Kentsel Yağma: İlkel, İstilacı Keşif, Yerle Sohbet 366
Çıplak Kent, 1957, Paris’in ‘Psikocoğrafyası’nın Keşfi 367
Parçalılık: Mikro-İklimler
Sınırlar: Kırıklar ve Meçhul Formlar
Yönsüzlük: Eğilimler
Boşluk: Olasılıklar
Sürüklenme (dérive, drift) ya da “Keyfince Sürtmek”: Kent Koreografisi

Haritanın Yazımı: Mekânsal Anlatı
Psikocoğrafyacı: Katılımcı, İstilacı, Keşiflere Açık Özne
Uzamsallık: Yaşayan Peyzaj



Okumak için / To read online: Academia.edu