Index


Elin Araçları,
Soyu Tükenen Çizim Enstrümanları

Paper-Fortune 
Table as a Dirty-Drawing
1:1@1
Canlı Kartografya, Yerin Transkriptleri
Lines of/for/among/around 
architecture

Drawing Atlas
on Atlas
Spirited Beyond: Speculative Perspectival Distortions & Embodied Investigations 
Bio-materials & Composites 
Crafting 3D Printing
Kağıt-Oluşlar l Paper-Beings
Topographical Narratives
Kite/Uçurtma
Fairytale
Marble Labyrinth
Other Technicalities
Who is there? Second life of lines
Snapology
New Year’s Lantern
Imaginary Landscapes
Geometric Stitching
No More No Less
Tacit Dimension of A Painting
Kinetic Constructions
3D Woven Paper Structures
/O-Knitting

Bilinmeyen İstikametler
Bürosu: Boğaz(içi)

Müsvedde
Bedeni Dokumak/Mimari Tekstiller
Basic Design Studio I-II
1:1@1 Venice/Carapace
Lines of Action
Architectural Drawing
Studio I-II

Hybrid Drawing
Assos Kazısı
Ruins and Phantoms at Assos
a Paper Museum
Soft Alphabet

Yaprak
Çizgiyi Kentte Yürüyüşe
Çıkarmak: Boğaz(İçi)
Günlükleri
Düşsel Atlaslar: Constant/Calvino Çizgiyi Çekmek ya da
Elin Manifestosu
Kıtanın Başkentleri:
Paris, Berlin
Paris’in Psikocoğrafyası:
Çıplak Kent

Tipsizlik üzerine Tayfun Gülnar’ın Mimari
Alemi

Dada Kılavuz
Cehennem Mimarlığı Gordon Matta Clark, Çizgi, 
Kırık, Kesik, Dikiz, Dizi

İçe Bakış/Deniz Bilgin
Bir Anlık Sessizlik üzerine
e-skop yazıları
Nadire Kabinesi
Muhafaza/Mimarlık
Mario Carpo ile söyleşi
Uçmak üzerine
Halil Edhem/Müzecilik
Yazıları

Boş Ev
İllustrasyon




Information
Twitter
Instagram
Tayfun Gülnar’ın Mimarlık Alemi

Makale
XXI  Mimarlık, Tasarım ve Mekan dergisi
Aralık 2018/Ocak 2019 Sayı 175
s. 8-14
 



[.... ] Tayfun Gülnar’ın mimari alemi, ilk karşılaştığımda bana tuhaf ve bilmece gibi gelen epey mimari yüklü dört resim dizisiyle konuşma çabasıyla başlıyor. Gülnar’ın İstila, Sonsuz Devir, Yıkım ve Fragmanlar dizileri birtakım temsiller değil, duyular uyandırmak istiyor; bir bilinç, bilgi çıkarımı, mantık ve gerçeklik yerine bir karşılıklılık talep ediyor. Gülnar’ın imgeleri, başka bir şeylere benzetilmesine izin vermeyecek şekilde belirginler ancak imgelemimizi harekete geçirecek ölçüde de açıklar. Bu nedenle, bizi kurmakla tanımak, dışarıda, yolda bulmakla yaratmak arasında bırakıyorlar. Dizilerin tamamına ressamın adını koyduğu gibi Chromophobia değil mimari demeyi tercih ediyorum çünkü sadece yüzeyden ibaret olmayan resimlerdir bunlar, dokunma ve hacim duyusuyla alımlanan ya da bu duyulara gönderme yapan duyum ve anlamlara sahiptirler. Alem demeyi tercih ediyorum çünkü her bir resim ve dizi birbirinin çevresinde dönüyor. Resim yüzeyleriyle konuşmaya başladığımızda görürüz ki yüzeyler derinleşerek bir kent ve mimari anlatısı içinde bizi dolaşmaya davet ediyorlar ve biz dolaşırken kendi serüvenlerini de bizim aracılığımızla tekrar sahneliyorlar.

https://xxi.com.tr/i/tayfun-gulnarin-mimari-alemi